6 Oca 2014

Hayır Diyebilen Çocuk Yetiştirmek.

Çocuk yetiştirmek çok zor bir iş. Gecesi ayrı, gündüzü ayrı. Yedir, içir, uyut, oyna. Akıllı olsun, başarılı olsun, ayaklarının üstünde durabilsin. Son dönem: Çok özgüvenli olsun.

Ama sanki çok daha önemli bir nokta var. Ahlaklı ve vicdanlı olabilecek mi? İnsan olabilecek mi? Birey olabilecek mi?

Bu üç soru çok bağımsız gibi gözüküyor ama bana göre aynı şeyi soruyor. Benim kızım/oğlum bir gün geldiğinde ahlaki da
vranabilecek mi? Ahlak diyince evlenmeden sevişecek mi gibi bir şey gelmiyor benim aklıma. Doğruluk, dürüstlük, haram lokma yememe... Evet de... İnsanın hiç farkında olmadan evet dediği şeyler ne olacak? Neye tepki gösterecek? Neyi kınayacak? Mesela savaşa karşı olabilir. Çocuklar ölmesin diyebilir, ne masum bir dilek değil mi... Çocukluk şarkısı gibi adeta... Bir dünyaaa bırakıın biz çocuklaaraa kirlenmiş olmasın gözyaşlarıylaaa... Ah ne masum.

Sonra ABD Irak'a gireceği zaman tezkere oylamasında eli havaya kalkan biri olabilir o çocuk mesela. Grup kararına uyabilir. Ama Saddam çok kötü bir insan. Hı hı. Zaten Vietnamlılar help help diye bağırmasa savaş çıkmazdı. Zaten diktatör devirmek için gönderiyoruz silahları. Çocuklar ağlamasın diye. Hı hı. Başka hiç gayemiz yok. Evet. Bir çocuk kadar masum, o el havaya kalkıyor mu, kalkmıyor mu?

İşte o el neden ve ne koşullarda havaya kalkıyor onu öğretmek gerekiyor. İnsan kendi başına akıllı, fakat bir gruba dahil oldu mu salaklaşan bir varlık. Bunu öğretebilir miyiz mesela? Yıllarca sosyal psikologların araştırma yaptıkları konularda bizim çocuğumuz nasıl davranır. Mesela ortaokuldaki din dersi öğretmeni aranızdan kimler mescit olsa namaz kılar sorusuna hiç de kılmayacakları halde kimler el kaldırır? Neden kaldırır? Mesela bir bakan çıkıp da, "efendim elbette bağımsız değildim bana söylenenleri yaptım" diyorsa mesela 2014 yılında Stanley Milgram mezarında ters dönmüş müdür? Çünkü Hitler'in SS subayları da "emirleri uyguluyordu".  Hangi ahlaki düzlemde "canım ben emirleri uygulamıştım" masum bir bahanedir? Hangi dinde?

İnsan olmak "o emiri"  uygulamamaktan geçiyor. Kalabalığa güruha HAYIR diyebildiğinde insan oluyor insan. Herkesin görmek istemediğini gördüğünde. Evet çok yalnız bir yer orası. Evet kalabalıklarla birlikte halay çekmek çok güzel. Herkesin küfrettiğine küfretmek çok konforlu. Ama ahlak ve vicdan orada oturmuyor.

Birey olmadan... Kendi eylemlerinin sorumluluğunu almadan hiç bir şey olunmuyor. Sırf cemaatin, sırf partin, sırf sana benzeyen insanlar bir şey söylüyor diye sen de söylüyorsan olmadı. Bireysel vicdanını susturdun. Çok da kolay yaptın bunu çünkü malesef beyin öyle çalışıyor. Şeytan dışarda değil.

Zaten şeytanın en büyük hilesi var olmadığına inandırması. Ben yapmadım miki yaptı. Ben yolsuzluk yapmadım annecim, paraları gelmiş evime koymuşlar. Ben hiç bir konuda özeleştiri yapamam çünkü hepsi dış mihrak. İki dua ettim oh tertemiz. Cemaatler sadece "the cemaat"den oluşmuyor. On kişi bir araya geldiğimizde saçmalamaya başlayan garip bir türüz biz. Kendi başımıza he demeyeceğimize, kitle olunca he he demeye başlıyoruz. İster tekamül de adına, ister kişisel gelişim de, ister gölgeyle yüzleşme de, ister şeytanla halleşme de. Eylem aynı.

O yolda yalnız yürüyebilecek cesaretin var mı? Aynadaki aksine bakıp kral çıplak diyebiliyor musun?

Bu eğitimi çocuklarımıza vermediğimiz sürece gelecekten hiç bir umudum yok. Hitler'in gaz odaları da tekrarlanır, dünyadaki "iyilik ve demokrasi adına" kadınların ve erkeklerin ırzına geçilip, çocukların öldürüleceği savaşlar da. Ama biz iyi taraftayız, onlar axis of evil. Evet sayın Bush. Öyle gerçekten. Ya da özentisi. Evet, biz iyiyiz. Onlar canavar. Biz meleğiz, onlar şeytan.

Cognitive dissonance denilen bir şey var. Beynimizin içindeki dalkavuk. İnançlarımıza ters düşen bir durumla karşılaştığımızda hemen yağ yakmaya başlıyor. İlk inançtan vazgeçemiyor, bugüne kadar savunmuşsun. Bir anda yanlış bu diyemiyorsun. Alıntılarsak :
"Festinger’e göre, bireyler inançlarını korumak için, gelen karşı görüşleri sansür ederler. Sadece inandıkları değerleri seçerler ve onları korurlar. Eğer bu karşıt görüşler arasında seçme zorunluluğu varsa en iyisini değil, kendisiyle en uyumlusunu seçerler. Bu açıdan bireyler faydacı bir anlayış güderler."
http://www.onurcoban.com/2011/09/bilissel-celiski-kuram.html

İçinde bir Olric, sürekli "ne güzel söylediniz efendimiz".

Özgür Bolat'ın konuyla ilgili yazısı: Tartışmayın diyor: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19607018.asp

Ben kendisine katılmıyorum.

Çok sevdiğim bir film vardır. Danimarka yapımı. Festen. Dogma'nın ilk örneklerinden biridir. İzlediğim günden beri etkisi geçmedi. Bir aile toplantısı. Çok sevilen babanın 60. yaş günü. Yalnız bir detay var ki baba çocukları küçükken taciz etmiş. Sadece ikizleri. Kız olanı intihar etmiş. Erkek olan ayağa kalkıyor ve bunu açıklıyor. Ne yapıyorlar biliyor musunuz? Eğer gündemi takip ediyorsanız şaşırmayacaksınız. Adamı evden atıyorlar. Yani suçluyu değil. Söyleyeni. Herkesin ilk tepkisi inanmamak. Çünkü bu yeni bilgiyi zihinleri alamıyor. Bilişsel Çelişki. Söyleyeni atmak daha kolay.

Pozantı cezaevinde ne oldu? Cezayı kim aldı?
http://www.bianet.org/bianet/bianet/136468-pozanti-cezaevi-nde-cocuklara-cinsel-istismar-iddiasi
https://eksisozluk.com/zeynep-kuris--3896384

İnsanoğlunun ilk tepkisi hasıraltı etmek ve ortaya çıkaranı ortadan kaldırmak. Filmde sonra ne oldu biliyor musunuz? Adam tekrar içeri girdi ve tekrar denedi. Tekrar denedi. Evin çalışanları birlik oldular, araba anahtarlarını sakladılar. İçeri kilitlediler hepsini. Tekrar anlattı. Filmi tekrar izlemek lazım, detayları uçmuş. Ama bir kırılma noktası var.

Bir nokta var ki artık bahanelerin işlemediği, gerçeklerin görmezden gelinemediği. Saklamaların işe yaramadığı. Ayağa kalkıp konuşanın öldürülmediği/hapse atılmadığı/itibarsızlaştırılmadığı. Bir çok kişinin aynı anda ayağa kalktığı bir an var. O an geldiğinde bütün bahaneler çöktüğünde vicdan ve ahlak ne diyecek?

Sizin çocuğunuz ne yapacak? Güruhla uygun adım mı yürüyecek? Yoksa ayağa kalkıp "hayır" diyebilecek mi?

O nedenle önce özgürlük. Çünkü "vicdanı hür" olmak ancak özgürlükle mümkün. Özgürlük olmadan, belada ortak, cezada ortak, günahta ortak, haramda ortaksın. Ve şeytan dışarıda değil.


"Cinayete ses çıkarmayan, caninin suç ortağıdır"
Cemil Meriç



22 yorum:

emreyle hayat dedi ki...

evet yaa benimde hep düşündüğüm bir konudur bu, çocuğum akıllı, özgüvenli, başarılı olsun ama ahlaklı, vicdanlı da olsun.zor kararlarda ona yardımcı olacak temiz, güçlü bir vicdanı olsun.Umarım başarabiliriz, umarım olur.

Bilgen dedi ki...

Muhteşem bir yazı. Eline, aklına, kalbine sağlık.

Dr.EsmaMS dedi ki...

Ellerine sağlık benim de çok kafamı taktığım bir konu. Gerçekten vicdanlı çocuk yetiştirebilecek miyiz? Ancak topluluğa karşı kendi kararlarını verebilmenin yanında kendisiyle faklı düşünenlerin de özgürlüklerini savunabilen bir çocuk yetiştirebilmek de bir o kadar önemli.
O okulda namaz kılmak başkaları için önemliyse o zaman onlara destek olabilmeli, ya da tam tersi. Birileri bir şeylere dine ya da başka şeye inanmaya zorlanıyorsa da, yine buna karşı gelebilmeli.
Bence kimsenin bir yolda yalnız yürümesine de gerek yok. İnsanlar diğerinin özgürlüklerine saygı göstermeyi öğrenince zaten kimse topluluğa karşı gelmek zorunda kalmaz.

Ozguranne dedi ki...

@emreyle hayat:
Umarım başarabiliriz. Teşekkürler yorum için.

@Bilgen:
çok teşekkürler

@Esma:
Ahlaklı ve vicdanlı olmak diyince ben onu anlıyorum zaten Esma. Sadece "kendi cemaatinin dediği doğru, karşısı yanlış" bakış açısı kimseye özgürlük alanı tanımıyor.

İnsan hayır demesi gereken yerde hayır diyebilecek cesarete sahip olmalı. Eğer yalnız bir yolsa yürümeli. Değilse ne güzel zaten.

Din öğretmeni kısmı benim yaşadığım bir olay. Kişisel hikaye. Mesele namaz kılma/kılmama değildi. Din dersi öğretmeni olmayan bir öğretmenin beyin yıkama seansının sonunda baskı kurarak sorduğu soruya hiç ilgisi olmayan insanlar dahil, asla kılmayacakları halde evet dedi. Bir kişi hariç. O bir kişi de tir tir titriyordu korkudan.

sevgiler.

Ha, özgürlüklere saygı göstermek konunun bir yanı. Ama yeterli değil. İnsan bireysel vicdanının savunduğunu savunmalı. Örneğin savaş konusu. Saygı evet ama vicdan biraz daha geniş bir konu bence.

Çok teşekkürler yorum için. sevgiler.

KUZEY TAN dedi ki...

Çok güzel yazmışsın. Özledik böyle akıllı duygusal yazıları..

Vicdanlı, insani duygularla, akılını iyi olan yönde kullanan çocuklar yetişsin istiyorum.

Arada soruyorum kendime de "peki ben yeterince iyi miyim? Peki ben doğru olanı yapabiliyor muyum ki! Çocuğuma bu yolu sunabilecek beceride miyim?"

Evet biz ebeveyn olarak bu beceriyi veremediğimizden ve çocuğumuza bunu sunamadığımızdan çocuklar özgür düşünce dışında kendilerini yargısızca başka düşünce peşinde buluyor.

Körükörüne İnanmak herşey değildir, sorgulamak NEDEN demek herşeydir.

Deli Anne dedi ki...

canım özgür annem, ne iyi olmuş yazdığın, ne iyi, ne iyi... ben yazamaz oldum artık bazı konularda içim hem dolu hem tıkalı...

Deniz dedi ki...

çok güzel yazmışsın , ellerine sağlık

Blogcu Anne dedi ki...

Tam düşündüklerim bunlar... "iyi" bir insan olsun. Adil. Vicdanlı. Ahlaklı, ama toplumun değil, insanlığın gerektirdiği ölçüde... Ne olduğu, ne iş yaptığı önemli değil. "İyi insan" olsun, yeter.

Benden Bizden dedi ki...

Çok özlemişim senin sorgulayan, yeni bakış açıları etiren yazılarını.
Dilerim öyle çocuklar yetiştirebiliriz, öncelikle kendimize dönmemiz ve kendimize dürüst olmamız gerekiyor. Öze dönüp cevaplar vermeliyiz. Biz iyileşmeden çocuklarımız iyileşmez.
İzninle yazını paylaşmak istiyorum.
Sevgiler..

Zeynep Ozosken dedi ki...

Bizim de anne baba olarak ilk dileğimiz bu yaşamdan: "vicdanlı, iyi birer insan olmaları"... o kadar güzel anlatmışsın ki her bir cümleyi düşüne düşüne okudum...

elbruze dedi ki...

Hepsi iyi hoş da eğer The Cemaat veya onun benzerlerinde insanların bireysel özgürlüklerinden vazgeçtiğini, vicdani tartısının bozulduğunu iddia etmiyorsundur. Eğer öyleyse, genel düşünce yapın bu yöndeyse... Bu önyargıyla bakıyorsan sen de eksiksin.
Ya bir de şu etiketleyici, ötekileştirici örneklerden uzak kalsak artık. Siz din öğretmeni olmayan bir din öğretmeninin beyin yıkama seansından şikayetçisiniz. Farkındasınız değil mi bu ülkede bunun ve bunun tersinin örnekleri sayılmayacak kadar çok. AKP de yıllardır kendi beyin okumayıcılarından intikam almıyor mu zaten. Size de onlara da yeter bu anlamda.
Kusura bakmayın alkışlayıp geçemezdim.

Ozguranne dedi ki...

@KuzeytanAnne:) Cok haklisin Fatos'cum. En onemli soru o aslinda. Ben iyi miyim. Zaten kendisinden suphelenmeyen herkesten suphelenmek lazim bence:DD

Deli Anne: yaz yaz yaz. :)

Deniz: Cok tesekkur ederim

Blogcu anne: Degil mi... En onemlisi o.

Ozguranne dedi ki...

BendenBizden: Cok sevinirim. Ne guzel seyler demissin oyle:)

Zeynep Ozosken:
Insallah basaririz Zeynep... :)

Ozguranne dedi ki...

elbruze:

Yazida acik anlattigimi saniyordum ama demek ki acik degil.

Cemaat derken ozellikle The Cemaati kastetmedigimi belirttim. Dedigim suydu. Her nerde 10 kisiden fazla adam toplanir, orada grup dinamikleri islemeye baslar. Bu dedikoducu kizlar grubu da olabilir, solcular da olabilir, sagcilar da olabilir, cevreciler de olabilir. Yani grup davranisi icerisine girmek insanin dininden ya da siyasi gorusundan bagimsiz bir insani durum.

Ornege gelince... Kendi yasadigim deneyim ve o sinifta eli tir tir tireyen ve hayir diyen kisi ben oldugum icin yazdim. Ateist bir ogretmenin sinifinda inandigini soylemeye korka korka soyleyen biri de olabilirdi bu. Benim tecrubem baskici bir lisede okumakti. Bunu paylastim. Birinci elden biliyorum ne kadar zor oldugunu.

Hizli okuyup yanlis yorum yaptiginizi dusunuyorum. Grup dinamikleri hakkinda daha da yazasim var.

Ote yandan son olaylarda buyuk bir hayal kirikligina ugradigimi da soyleyebilirim. Cunku benim anlayisimda inanmak ozgurluktur. Inanan insan Allah'tan korkar. Baskasindan korkmaz. Bu nedenle aklindakini ve vicdanindakini soylemesi gerekir. Hic bir kosulda ahlaksizligi onaylayamaz, mazur gosteremez. O da isin baska bir yonu.

Sevgiler.

OnlineAnne Cocuk dedi ki...

Bir kere daha eline sağlık...

elbruze dedi ki...

Yok ben sizi anladım, tek bir grubu kastetmediğiniz açık. Benim derdim de tek bir grup değil, gruplara karşı ön yargı olmaktan bahsediyorum. Karşı çıktığım bu.
Diğer örnek konusuna gelince ben dindar-ateist ayırımında değilim. İnsanların bamteline dokuncak şeylerden uzak durmalı diyorum, o kadar.Masum örneklerde dahi hassas olunmalı. Ben bunu derken hiç mi kuyruk acım yok, olmaz mı, hem de en beterlerinden ama bugünü esir almalarına izin veremem.

Güncel olaylarla ilgili olarak da hayal kırıklığımız ortak... Durumun vehametini anlatmaya kelimelerim, mecalim yetmiyor.

maremaid dedi ki...

bu sabah ayni konu kafamdaydi... yargicindan polisine, politikacisindan askerine, gazetecisinden doktoruna kimi gorsek kotu(!). Demek bu toplum boyle insanlar uretiyor; demek kultur(umuz) dedigimiz o maya, icine dogan cocuklardan boyle yetiskinler cikariyor. Suruden kapani kurtlarin kaptigi, anneye babaya karsi gelmenin saygisizlik sayildigi bu cografyada birey olmak demek saygisiz, asi, nankor, ahlaksiz, vefasiz olamak demek... Hayir diyebilen yetiskinler icin cocuklarin 'hayir' demelerine izin verilen evler lazim.Boyle evler icin, kendi egolariyla cocuklarinin kisilik haklarinin ezmeyen ebeveynler lazim. Evinde bu ozgurlugu bulan cocugu evinin disinda korkutacak otorite az bulunur.

therru dedi ki...

Gercekten bir cirpida okudum bu yaziyi, ozlemistik. Ben daha cocuk yetirtirmeyi gectim, acaba ben kendim neyi ne kadar yapiyorum diye dusunmeye basladim. Insan kendi basina kalinca, yo yoo asla diyebiliyor ama kalabalik bir grup icinde bireylikten cikabiliyor. Sonra bir sey bekledigimiz gibi cikinca "Ama ben demistim" diyerek "Bunun boyle olmayacagi belliydi" diyerek kendimizi affettiriyoruz. Ya da tam da senin de yazida anlattigin gibi, "ama ben yoneticime nasil hayir diyim, bize soyleneni yapiyoruz" yok "ben bu sorunu insan kaynaklarina soylersem bi daha hic bi isimi yapmazlar" falan filan. Hayatta boyle anne babalar varken cocuk ne yapsin.

Sevgiler

Mommyslifetime dedi ki...

Merhaba,

Bloğunuzu çok beğendim ve takipçiniz oldum. Sizi de bloğumda takipçi olmaya beklerim. Sevgiler

https://mommyslifetime.blogspot.com/

Bilgen dedi ki...

bende izninle ve kaynak göstererek paylaşmak istiyorum, çünkü seninle aynı şeyleri düşünüyorum.

anne kaleminden dedi ki...

"İnsanlar sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludurlar" demiş ya uğur mumcu... nedense aklıma geldi yazını okuyunca...

egeninannesi dedi ki...

özgürlük herşeydir,hür irade herşeydir,özgün olmak,...bireyi birey yapan sağduyusu ve vicdanıdır.Anne babalar ve öğretmenler canilerden sorumludur hiç eğitemedikleri için.Yanlışa yanlış demek şarttır,olması gerekendir.Eline ,yüreğine sağlık evrensel dünya görüşü budur.